(yazarımıza teşekkürler...)
Bir dağda pusu kurmuş
Bir Mehmetçik vurulmuş
Kötü haber tez gelir
Evde feryatlar kopmuş
Lanetler dile gelir
Namertler ipe gelir
Birgün soyu tükenir
Ağlama Memleketim
Kanı beş kuruş etmez
Bizde efe tükenmez
Biri gider bini gelir
Aslan Mehmetçik ölmez
Düğün gelir Şehitlik
Her zaman başı dimdik
Kırılmaz serttir kemik
Ağlama Memleketim
Ölürken bile güler
Gülecekte Şehidim
Yolcu et davullarla
Ağlama Memleketim
Başında bekler melek
Üstünde çelik yelek
Birazcık moral gerek
Ağlama sen Askerim
Ak ve helal süt emmiş
Nanköre tetik çekmiş
Beşini birden delmiş
Leşleri yere sermiş
Korkusuzdur Mehmedim
Ağlama Memleketim..
Ceyhun ALTUNKAŞ
AĞLAMA MEMLEKETİM
CEPHE GERİSİNDE
Ağlıyordu hışkırıyor bir türlü susmuyordu.
Önce kimse anlam veremedi.
Kimse bilemedi kimse öğrenemedi derdini.
Ne olmuşsa bir anda olmuştu
O neşe dolu insan gitmiş
Sanki herşey birden değişmişti
Neydi bu adamın derdi?
O değil miydi?
Herkesin derdiyle dertlenen
O değil miydi ? Daima yüzü gülen
O değil miydi ? Herkese teselli veren
Kimdi o gelen ve ne söylemişti ?
Hey gidi Hacıoğlu Bayram hey!
Seni kimse üzemezdi
Ama bu uğursuz adam
kulağına eğilip te ne söylemişse
Dağ gibi adamı devirmişti.
Düştü bayıldı Hacıoğlu yığıldı kaldı
Ama ne ayıldı ne de bir daha ayağa kalktı
Kaldırdılar acil servise ama heyhat
Gitti Hacıoğlu çoktan oldu emvat!
Kahveye gelen adamı yaka paça tuttular
Hepside bir ağızdan aynı soruyu sordular
Dedi ki adamcağız ona haber getirdim
Bilsem böyle olacak ne gelir ne söylerdim
Herkeste meraklandı neydi bu haber böyle
Hele dur soluklan anlat oturda şöyle
Anlatmaya başladı herkes kulak kesildi
Herkes elleriyle gözyaşlarını sildi.
Meğerse bu adam vazifeli astsubaymış
Hacıoğlunun arkadaşı şehadete kanmış
Herkes meselenin aslını astarını öğrenince
Hem giden şehide hemde arkadaşlarına
bir kat daha üzülmüştü ...
Haberci şöyle seslendi...Üzülmeyin !
Dimdik ayakta durun! Giden iki şehitte
bu vatanın evladı .Bazen insan cephede içer şehadet
şerbetini bazende cephe gerisinde...
Not:Bu memleket böyle kahraman evlatları oldukça daima ayakta kalacaktır...
(Adını bilmiom yazarımızın ama Yazarımıza çok teşekkürler.)
VATAN BORCU NAMUS BORCU
Laikiyle yapanı.
Yürekten ,Kutluyorum.
Sahte raporla
Bu Kutsal görevden kaçana.
Yazılkar olsun
Haramzade, diyorum.
Ulus için
Ayyıldızlı Bayrak için
Laik Cumhuriyet için
Canını feda eden
Kahraman evlatlarımızı
Rahmetle, saygı ile minnetle
Anıyorum.
Tüm Ulusuma
Baş sağlığı diliyorum.
Allahıma
Mehmetçiğimi koruma
Dileğinde ,bulunuyorum.
Tüm Ulusum İnsanına
Saygı, sevgi, selam ve derin
Muhabbetlerimi
Arz ediyorum.
Ne Mutlu Türküm
Diyorum.
Vatanımı.
Ayyıldızlı Bayrağımı
Laik Cumhuriyetimi
Canımdan çok ,seviyorum.
Yüce ATATÜRK ve Değerli
Silah Arkadaşlarını
Tüm Şehitlerimizi
Vefat eden
Tüm Gazilerimizi
Rahmetle Minnetle Anarken
Hayatta olanlara
En derin saygı ve sevgilerimi
Arz eder.
Benden büyük, küçük demeden
Vatan için, Bayrak için
Laik Cumhuriyet için
Çarpışıp ,
Gazi oldukları için
Ellerinden ,öpüyorum.
Şehit Ailelerimizin
Acılarını yürekten paylaşıyor
Türk Ulusumun
Başı sağ olsun diyorum.
Yazımı ,lütfedip okuyanlarıda
Hürmetle, muhabbetle
Selamlıyorum.
İyiki ,Varsınız diyorum
(şairimizin eline sağlık.)
Ali Cemal AĞIRMAN
DAVET
Dörtnala gelip Uzak Asya'dan
Akdenize bir kısrak başı gibi uzanan
Bu memleket bizim!
Bilekler kan içinde, dişler kenetli
Ayaklar çıplak
Ve ipek bir halıya benzeyen toprak
Bu cehennem, bu cennet bizim!
Kapansın el kapıları bir daha açılmasın
Yok edin insanın insana kulluğunu
Bu davet bizim!
Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür
Ve bir orman gibi kardeşçesine
Bu hasret bizim!
Şehitler Ölmez
Sen bilirmisin evlat acısının,
Ne olduğunu.
Sen bilirmisin tomurcuk gülün,
Açmadan solduğunu.
Ateş düştüğü yeri yakar,
Tarife ne gerek.
Son mektubunda diyordu oğlum,
Sen üzülme ana .
Şehitler ölmez,
Eğer dönmezsem,
Vatan sağ olsun.
Kahpe bir kurşun,
Onu aldı benden.
Ben ona kıyamazdım,
Onu severken.
Davulla , zurnayla,
Düğün ederken,
Şimdi diyor mektubunda,
Ana ağlama,
Eğer şehit olursam.
Vatan sağ olsun,
Bizi arkadan vuran.
Düşman kahrolsun.